
Her insan, farklı bir coğrafya olmanın yanı sıra farklı iklim özellikleri gösterir. Bir coğrafyadaki evren, günlük güneşlikken başka bir coğrafyadaki evren, diğerine inat gök gürültülü ve sağanak bir şekilde yağdırır içindeki fesadı. Balçık kusar o coğrafya. İnsanlığın astarı ters yüz olup başlarına geçmiştir. Peynirini arayan fare gibi ayağına dolanır çıkmaz sokaklar. Karın ağrıları içlerinde barındırdıkları binlerce yılandandır.
Göktaşı düşecekmiş yakınlarda. Dünyamı delikli şekere çevirir mi ki! Yoo! Kimseyi sevindirmeye niyetim yok. Kızgınlığım, dünyama ait olmayan insanlara. Koca burunlarını yapıştırdıkları başka dünyaların pencerelerinde, pis parmak izlerini bırakmaktır tek istekleri. Daha küçükken soymuşlardır; çocukluğun masum kabuğunu.
Bu insanların ya kendi dünyaları yoktur ya da dünyaları zifiri karanlığa gömülmüştür. Zifiri evrenlerini renklendirecek soytarılarız belki de! Aslında farkında değiller yaptıkları maskaralıklarla bizim dünyamızın soytarıları oluyorlar. Kendilerine bir dünya kuramayacak kadar düş fakiridirler. Belli ki pislikten göz gözü görmüyor dünyalarında.
Tüm istedikleri, başkalarının da bataklıkta yapış yapış bir yaşam sürmeleri değil mi? Kendi yaşamlarına bile dokunamazlarken farkında olmadan bize faydaları dokunuyor. Yaşamın getirdikleri arasında sıkışıp kalmış biz azınlıklar için aşılması gerekli bir basamaktan ibaretler. Yaşamımızda bir kulaç daha atmamızı sağlıyorlar. Başka da faydaları yok zaten. Farkına varmış olsalar cinnet geçirir ve geçirtirler.
Teşekkürler zifiri evren soytarıları… Teşekkürler bataklık böcekleri… Sayenizde yaşamımda bir kulaç daha atıyorum.
Nehir Aydın Balkan
Çok beğendim....keyifle okudum...sevgiler
YanıtlaSilTeşekkür ederim beğeniniz için.
YanıtlaSil